Yazı Detayı
18 Eylül 2020 - Cuma 22:11 Bu yazı 124 kez okundu
 
İman Hakikatları Dersleri 15
Abdullah ADEMOĞLU
 
 
" Hâtemü'l-Enbiya Hazreti Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm'ın şahs-ı manevîsine bak: Sath-ı arz, bir mescid; Mekke, bir mihrab; Medine, bir minber; o bürhan-ı bâhir olan Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm, bütün ehl-i imâna imam, bütün insanlara hatib, bütün enbiyaya reis, bütün evliyaya seyyid; bütün enbiya ve evliyadan mürekkep bir halka-i zikrin serzâkiri...Bütün enbiya hayattar kökleri, bütün evliya taravettar semereleri bir şecere-i nuraniyedir ki; herbir davasını, mu'cizatlarına istinad eden bütün enbiya ve kerametlerine itimad eden bütün evliya tasdik edip imza ediyorlar. Zira O,"Allah birdir."der, dava eder. Bütün sağ ve sol, yani mazi ve müstakbel taraflarında saf tutan o nuranî zâkirler, aynı kelimeyi tekrar ederek, icma' ile manen "SADAKTE VE BİL-HAKKI NATAKTE" derler. Hangi vehmin haddi var ki, böyle hesabsız imzalarla teyid edilen bir müddeaya parmak karıştırsın."
     Tevrat, İncil, Zebûr'un Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm'a ait âyetlerinin birkaç nümunesini göstereceğiz.
       İncil'de Hazret-i İsa Aleyhisselâm, çok defalar ümmetine müjde veriyor. İnsanların en mühim bir reisi geleceğini ve o zâtı da bazı isimler ile yâdediyor. O isimler, elbette Süryanî ve İbranîdirler. Ehl-i tahkik görmüşler. O isimler, "Ahmed, Muhammed, Farikun beyne'l-hakk-ı ve'l-bâtıl" manasındadırlar. Demek İsa Aleyhisselâm, çok defa Ahmed Aleyhissalâtü Vesselâm'dan beşaret veriyor.
     Türkçe Yuhanna İncili'nin Ondördüncü Bâb ve otuzuncu âyeti şudur: "Artık sizinle çok söyleşmem, zira bu âlemin reisi geliyor. Ve bende, onun nesnesi aslâ yoktur!" İşte "Âlemin Reisi" tabiri, "Fahr-i Âlem" demektir. Fahr-i Âlem ünvanı ise, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm'ın en meşhur ünvanıdır. 
      Yine İncil-i Yuhanna, Onaltıncı Bâb ve yedinci âyeti şudur: "Amma ben, size hakkı söylüyorum. Benim gittiğim, size faidelidir. Zira ben gitmeyince, tesellici size gelmez." İşte bakınız! Reis-i Âlem ve insanlara hakikî teselli veren, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm'dan başka kimdir? Evet Fahr-i Âlem odur ve fâni insanları i'dam-ı ebedîden kurtarıp teselli veren odur. 
      Hem İncil-i Yuhanna, Onaltıncı Bâb, sekizinci âyeti: "O dahi geldikte; dünyayı günaha dair, salaha dair ve hükme dair ilzam edecektir." İşte dünyanın fesadını salaha çeviren ve günahlardan ve şirkten kurtaran ve siyaset ve hâkimiyet-i dünyayı tebdil eden Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm'dan başka kim gelmiş? 
     Hem İncil-i Yuhanna, Onaltıncı Bâb, onbirinci âyet: "Zira bu âlemin reisinin gelmesinin hükmü gelmiştir." İşte "Âlemin Reisi"(Evet, o Zât, öyle bir reis ve sultandır ki; binüçyüz elli senede ve ekser asırlardan herbir asırda, lâakal üçyüz elli milyon tebaası ve raiyeti var. Kemal-i teslim ve inkıyadla, evamirine itaat ederler, her gün ona selâm etmekle tecdid-i biat ederler.)elbette Seyyid-ül Beşer olan Ahmed-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm'dır. 
     Hem İncil-i Yuhanna, Onaltıncı Bâb ve onüçüncü âyet: "Amma o Hak ruhu geldiği zaman, sizi bilcümle hakikata irşad edecektir. Zira kendisinden söylemiyor. Bilcümle işittiğini söyleyerek, gelecek nesnelerden size haber verecek." İşte bu âyet sarihtir. Acaba umum insanları birden hakikata davet eden ve her haberini vahiyden veren ve Cebrail'den işittiğini söyleyen ve kıyamet ve âhiretten tafsilen haber veren, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm'dan başka kimdir ve kim olabilir? 
     Hem Kütüb-ü Enbiya'da, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın Muhammed, Ahmed, Muhtar manasında Süryanî ve İbranî isimleri var.
      İşte Hazret-i Şuayb'ın suhufunda ismi, Muhammed manasında "Müşeffah"tır. Hem Tevrat'ta yine Muhammed manasında "Münhamenna", hem Nebiyy-ül Haram manasında "Hımyata". Zebur'da "El-Muhtar" ismiyle müsemmadır. Yine Tevrat'ta "El-Hâtem-ül Hâtem". Hem Tevrat'ta ve Zebur'da "Mukîm-üs Sünne". Hem Suhuf-u İbrahim ve Tevrat'ta "Mazmaz"dır. Hem Tevrat'ta "Ahyed"dir.
      Zebur'da Yetmişikinci Bâbında şu âyet var: "Bahrden bahre mâlik ve nehirlerden, Arz'ın makta' ve müntehasına kadar mâlik ola.. ve kendisine Yemen ve Cezayir Mülûkü hediyeler götüreler.. ve padişahlar ona secde ve inkıyad edeler.. ve her vakit ona salât ve her gün kendisine bereketle dua oluna.. ve envârı Medine'den münevvir ola.. ve zikri ebed-ül âbâd devam ede.. onun ismi, şemsin vücudundan evvel mevcuddur. Onun adı, güneş durdukça münteşir ola..." 
      İşte şu âyet, pek aşikâr bir tarzda Fahr-i Âlem Aleyhissalâtü Vesselâm'ı tavsif eder. Acaba Hazret-i Davud Aleyhisselâm'dan sonra Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm'dan başka hangi nebi gelmiş ki; şarktan garba kadar dinini neşretmiş ve mülûkü cizyeye bağlamış ve padişahları kendine secde eder gibi bir inkıyad altına almış ve her gün nev'-i beşerin humsunun salavat ve dualarını kendine kazanmış ve envârı Medine'den parlamış kim var? Kim gösterilebilir? 
     Tevrat'ın Beşinci Kitabının Otuzüçüncü Bâbında şu âyet var: "Hak Teâlâ, Tûr-i Sina'dan ikbal edip bize Sâîr'den tulû' etti ve Fâran Dağlarında zahir oldu." 
      İşte şu âyet nasılki " Tûr-i Sina'da ikbal-i Hak" fıkrasıyla nübüvvet-i Museviyeyi ve Şam Dağları'ndan ibaret olan "Sâîr'den tulû-u Hak" fıkrasıyla, nübüvvet-i İseviyeyi ihbar eder. Öyle de bil'ittifak Hicaz Dağları'ndan ibaret olan Fâran Dağları'ndan zuhur-u Hak fıkrasıyla, bizzarure risalet-i Ahmediyeyi (A.S.M.) haber veriyor. Hem Sure-i Feth'in âhirinde  
"Onların Tevrat'taki vasıfları budur."(Fetih Sûresi, 29)
hükmünü tasdikan, Tevrat'ta Fâran Dağları'ndan zuhur eden peygamberin sahabeleri hakkında şu âyet var: "Kudsîlerin bayrakları beraberindedir ve onun sağındadır." "Kudsîler" namıyla tavsif eder. Yani: "Onun sahabeleri kudsî, sâlih evliyalardır."
      Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm demiş:"Benim ismim Kur'an'da "Muhammed",İncil'de "Ahmed",Tevrat'ta "Ahyed" olarak geçer." buyurmuştur.
  Yazar: Abdullah Ademoğlu
 
Etiketler: İman, Hakikatları, Dersleri, 15,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Alanyaspor
13
0
0
1
4
5
2
Fenerbahçe
11
0
0
2
3
5
3
Fatih Karagümrük
8
0
1
2
2
5
4
Antalyaspor
8
0
1
2
2
5
5
Hatayspor
7
0
1
1
2
4
6
Kasımpaşa
7
0
2
1
2
5
7
Sivasspor
7
0
1
1
2
4
8
Galatasaray
7
0
2
1
2
5
9
BB Erzurumspor
7
0
1
1
2
4
10
Kayserispor
6
0
3
0
2
5
11
Konyaspor
6
0
0
3
1
4
12
Göztepe
6
0
1
3
1
5
13
Çaykur Rizespor
5
0
2
2
1
5
14
Trabzonspor
5
0
2
2
1
5
15
Yeni Malatyaspor
5
0
2
2
1
5
16
Denizlispor
5
0
2
2
1
5
17
Başakşehir FK
4
0
3
1
1
5
18
Gençlerbirliği
4
0
2
1
1
4
19
Beşiktaş
4
0
2
1
1
4
20
Gaziantep FK
4
0
1
4
0
5
21
MKE Ankaragücü
1
0
3
1
0
4
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Diğer Sitelerimiz