Haber Detayı
07 Kasım 2019 - Perşembe 22:10 Bu haber 117 kez okundu
 
HENRY KİSSENGER’İN ‘ÇİN’ KİTABINDAN ÇİN’İN GELENEKSEL TUTUMU
Geleneklere bağlı bir Çin’den söz ederken İmparatorluktan modern döneme kadar hem ekonomi de hem de siyasetten Konfüçyüs’ün ilkeleri üzerine bağlılıktan bahsedilir. Konfüçyüs dışında başka bir Çinli düşünür olan Sun Tzu’nun savaş üzerine söylemleri de büyük önem arz etmişti.
Haberi


HENRY KİSSENGER’İN ‘ÇİN’ KİTABINDAN ÇİN’İN GELENEKSEL TUTUMU

                                                                                                                                           Ömer Duman

Geleneklere bağlı bir Çin’den söz ederken İmparatorluktan modern döneme kadar hem ekonomi de hem de siyasetten Konfüçyüs’ün ilkeleri üzerine bağlılıktan bahsedilir. Konfüçyüs dışında başka bir Çinli düşünür olan Sun Tzu’nun savaş üzerine söylemleri de büyük önem arz etmişti.

Çin’in tarihi ve kültürel yapısı çok eski dönemlere dayanmakla birlikte katı bir devlet geleneği hep olmuştur. Çin uygarlığının en büyük özelliği bir başlangıcı yokmuş gibi görünmesidir. Çin uygarlığın en büyük efsanesi ise kurucu Sarı İmparatorudur. Sarı İmparator efsanesinde Çin İmparatorluğu eskiden beri varmış gibi görünmekteydi. Çin tarihinde bir çok iç savaş, karışıklıklar, başarısız dönemler, şiddetin hakim olduğu zamanlar yaşamıştır ama her defasında güçlü bir şekilde yeniden küllerinden doğup eski gücünü elde edebilmiştir. ‘’Çin’in toprak genişliği ve çeşitliği Çin’in kendi başına bir dünya olduğu’’ düşüncesi var olmuştur.

Çin’in kendi geleneklerinde biri benzersiz olması ve Çin’in dünyanın merkezi olduğu düşüncesidir. Diğer bir düşünce ise Çin İmparatorluğu ‘’Orta Krallık’’ ve diğer devletler de onun alt basamakları olarak değerlendirmekteydiler. Çin İmparatoru’nun 1863’te Amerika Birleşik Devletleri’ne yolladığı mektupta ‘’Göklerden kainatı yönetme görevini almış biri olarak…’’ yazması ile İmparatorun kendini farkı bir pozisyon da olduğunu belirtmektedir. Bunun akabinde İmparator rolü ‘’Gökyüzünün Oğlu’’ olması durumu da hakim olmuştu.

Çin gerek komşularıyla gerekse batı ülkeler ile birlikte iyi ilişkiler yerine dışa kapalı olmayı tercih etmişti. Politik ve ekonomik açıdan kendini kendi handikapları ile sınırlandırmıştır. Kimi zaman yakın komşusu olan Hindistan ile tartışmalı sınır yüzünden, Çin ve Hindistan orduları arasında sıcak çatışmalar olmuştur. Bu tartışma farkı tarihi yorumlara da sebebiyet vermiştir. Hindistan, İngilizler sömürgesi zamanındaki sınırları tanımlarken Çin ise İmparatorluk dönemindeki sınırlar olduğunu belirtiyordu. Bu hadiselerden ötürü Britanya’nın Çin’e karşı bir arayışı hep olmuştur.

Çin’in üstünlüğü farklı dönemlerde ortaya çıksa da başka bir komşusu olan Japonya ile birçok kültürel ve siyasal olgular paylaşıyor olmasının aksine birbirilerinin üstünlüğünü kabul etmeme durumunda asırlarca ilişkileri hep sınırlı olmuştur. Çin’in Konfüçyüs’ün ilkeleri ve Budizm’in erdemleri doğrultusunda kendini konumlandırmıştı ve hem içte hem de dışta sıkı sıkıya bağlıydı.  Bu tutumdan dolayı ‘’Çin denizaşırı sömürgeler edinmemiş ve kendi kıyılarının ötesindeki ülkelerle pek fazla ilgi göstermemiştir.’’

Çin, Avrupalı devletlerden sadece nüfus ve toprak bakımından büyük olmadığından sanayi devrime kadar ekonomik olarak da daha zengin idi. Kendi kendine yeten bir ülke olmakla birlikte dış dünyadan habersiz bir şekilde davranabilmişti. Sanayi devriminden itibaren Batılı ülkeler artık gözlerini Çin piyasasına ve Çin’in zenginliklerine dikmiştiler. Batılı devletlerinde Britanya gerek diplomatlarla gerek savaşla artık Çin’in kapılarına dayanmıştı. Britanya’nın Gönderdikleri diplomatlar ile elde edemedikleri ekonomik kazançları afyonu bahane ederek Çin’in belirli kıyılarını ele geçirip Çin’in içlerine kadar girmişti.

Sanayi devrimine giden yolda Çin pasif bir yapılanmada bulunmuştu. Silah sanayisi ve diğer sanayiler durumunda başarısız bir politikaya sahip olmuştu. Modern çağın gereklerinden uzakta yaşayan, kapitalizmden haberi olmamakla piyasa serbestliği politikaları olmamıştı. Modern çağın bir oluşu olan diplomasi Çin’de hiç gelişim göstermediğinden dolayı on dokuzuncu yüzyıllarında Batılı istilacıların gazabına uğramış ve Batılı güçler ile yapılan iki savaşta yenilgiye uğramıştır. Çin bu iki savaş yenilgisinden sonra 1861’de diplomasiye geçiş yapmak amacıyla dışişleri bakanlığı gibi bir yapı kurup modern çağın gerekliklerine açık hale gelmiştir. Bu yeni yapıdan Konfüçyüs ilkelerine ve düşüncelerine bağlı kalmışlar.

Geleneklere bağlı bir Çin’den söz ederken İmparatorluktan modern döneme kadar hem ekonomi de hem de siyasetten Konfüçyüs’ün ilkeleri üzerine bağlılıktan bahsedilir. Konfüçyüs dışında başka bir Çinli düşünür olan Sun Tzu’nun savaş üzerine söylemleri de büyük bir önem arz etmişti. Sun Tzu, psikoloji, siyasi ve askeri anlamda stratejilere vurgu yapması Çin politikalarında hep görünürlük kazanmıştır.

Gelecek hafta Çin’de ‘Secde Etme’ olgusuna ve Afyon Savaşları’na giden sürece değinilecek.

[1] Yüksek lisans öğrencisi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Batman Üniversitesi(sbui3065@gmail.com)

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: HENRY, KİSSENGER’İN, ‘ÇİN’, KİTABINDAN, ÇİN’İN, GELENEKSEL, TUTUMU,
Haber Videosu
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Sivasspor
21
0
2
3
6
11
2
Fenerbahçe
20
0
3
2
6
11
3
Trabzonspor
19
0
2
4
5
11
4
Alanyaspor
19
0
2
4
5
11
5
İstanbul Başakşehir
19
0
2
4
5
11
6
Galatasaray
19
0
2
4
5
11
7
Yeni Malatyaspor
18
0
3
3
5
11
8
Beşiktaş
18
0
3
3
5
11
9
Gaziantep FK
15
0
4
3
4
11
10
Çaykur Rizespor
14
0
5
2
4
11
11
Göztepe
13
0
4
4
3
11
12
Konyaspor
13
0
4
4
3
11
13
Kasımpaşa
12
0
5
3
3
11
14
Denizlispor
11
0
6
2
3
11
15
Antalyaspor
11
0
6
2
3
11
16
Gençlerbirliği
10
0
5
4
2
11
17
MKE Ankaragücü
9
0
6
3
2
11
18
Kayserispor
7
0
6
4
1
11
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Diğer Sitelerimiz